Liseli Girişimci KAAN GÖKSAL’ın GELECEĞİ NET!

Liseli Girişimci KAAN GÖKSAL’ın GELECEĞİ NET!

Kaan Göksal, bir tekno girişimci. Connecthing adında bir şirket kuruyor. Bir proje yazıyor, beş akademisyenin önünde sunum yapıyor, projesini kabul ettiriyor ve Yıldız Teknik Üniversitesi Tekno Park’taki ofisinde çalışmaya başlıyor. Gece ikiye kadar kod yazıp sabah beşte okula gidiyor. Kendi markası ThinkThing’i geliştiriyor, Start Up İstanbul’a katılıyor. Şirketlerle görüşüyor, gökdelenlerin üst katlarında toplantılara katılıyor, yatırım anlaşmaları imzalıyor. Projeleri hiç bitmiyor. Aynı zamanda ilköğretim öğrencilerine kendi geliştirdiği metodla programlama öğretiyor. Türkiye’nin okullardaki ilk Makers Kulübü’nü kuruyor. Türkçe içerik oluşuturulacak bir açık ders platformu üzerinde çalışıyor. Bilgiye ve kaynağa ulaşımın kolaylaşmasıyla kalkınmanın hızlanacağına inanıyor. Düşündüğü şeyleri gerçekleştirmek için hemen harekete geçiyor, her şeye enerjisi var ve Kaan sadece 18 yaşında bir lise son sınıf öğrencisi. Kendisi gibi biz de ileride daha neler başarabileceğini hayal edemiyoruz. Üniversiteyi Amerika’da okumayı düşünüyor fakat planları arasında kesinlikle Türkiye’ye geri dönüp çalışmalarını devam ettirmek var. Hadi siz de Kaan’la ve fikirleriyle tanışın…

Çok genç yaşta bir şeyleri başarmış ve adını duyurmuş olmak nasıl bir duygu?

Hakkımdaki haberler ilk çıktığı zaman çok mutlu olmuştum. Yaptığım şeylerin verdiği meyveleri görmek gerçekten gurur verici. Bir günlük mutluluk yaşadım, üç gün kutladık, ondan sonra çalışmaya devam ettik. Geçen Cuma SAP Innovation Forum’da 400 kişiye konuşma yaptım. Sahnede adımı benden daha büyük yazmışlardı. Kimse adımı bu kadar büyük yazmamıştı diye düşündüm.

Uğraştığın alan nedir?

Şuan kendi şirketim Connecthing’de mobil uygulama yazıyorum ve arkadaki bilgisayarımızın kodlamasını yapıyorum. ConnectThing 10. Sınıfta stajda tanıştığım İlkay ile kurduğumuz bir şirket. Ekibimiz git gide büyüdü. Enerji verimliliği ve nesnelerin interneti (internet of things) konusunda fikirler yürütmeye başladık. O sırada Amerika’da patlamakta olan bir konsepti biz izlerken Türkiye’de daha kimse bunun ne olduğunu bilmiyordu. Amerika’da NEST, Smart Things gibi şirketler akıllı, internete bağlanan, bizimle her türlü etkileşen ve günlük hayatımızı kolaylaştıran cihazlar üretmeye başlamıştı. Bu cihazların en önemli yönü de enerji verimliliği. Siz evde yokken kaloriferi kapatıyor sizin gelmenize yakın yakıyor ki enerji boşa harcanmasın. Biz de bunun priz versiyonunu geliştirerek projesini yazdık. Bu priz sayesinde ne zaman, ne kadar elektrik kullanıyoruz bunları görebileceğiz. Prizi, cep telefonunuzdan, bilgisayarınızdan ve bazı akıllı televizyonlardan kontrol edebiliyorsunuz. Ne zaman açılıp kapanacağını kontrol edebilmenizin yanında ayrıca sevdiğiniz takım gol atınca ışıklar yanıp sönsün gibi eğlenceli fonksiyonları da var. En kritik noktası da elektrik tasarrufu. Elektrik saatleri akşam 10’dan önce 37 kuruş 10’dan sonra 11 kuruş fiyatlandırma uyguluyor.

Bizim priz ne yapıyor? Çamaşır makinasını bizim prize takıyorsunuz. Çamaşır makinasını saat 6’da çalıştırıyorsunuz ve televizyon izlemeye gidiyorsunuz. Telefonunuza bakıyorsunuz bir uyarı gelmiş prizden. Saat 10’dan sonra çamaşır yıkarsanız şu kadar lira tasarruf edeceksiniz diyor. ‘Sizin için çamaşırınızı saat 10’dan sonra yıkayayım mı?’ diye soruyor. ‘Evet’e basıp telefonu kapatıyorsunuz ve sizin talimatınızı uyguluyor. Kısa vadede aylık 5-10 lira gibi bir tasarruf elde edebilirsiniz ama uzun vadede yüksek sayılara denk geliyor. Ayrıca bizim prizimizin içinde endüstriyel seviye bir enerji sensörü var. Bu sayede enerji firmalarına özel bilgiler (reaktif güç vs.) verebiliyoruz. Enerji firmaları enerji dağıtımlarını bu datalara göre düzenleyebiliyor. Bu da çok önemli çünkü şimdiye kadarki elektrik şebekeleri bir süre sonra yetmemeye başlayacak. Yeni elektrik santralleri kurmak yerine enerji dağıtımı optimize edilmiş olacak.

Bu alana ilgin nasıl başladı?

Küçükken başladı. Babam bana hazır arabalar değil legolar alırdı. Hep bir şeyleri kendim yapardım. Televizyon izletmezlerdi, tabi arada gizlice dizi izlediğim oldu ama genelde kitap okurdum. Hikaye anlatırlardı. Ailem hep benim hayal gücümü geliştirmeye yöneldi. Kaçınılmaz bir şekilde zamanla ilgim bilgisayara kaydı. Babam o zaman da beni strateji oyunlarına yönlendirdi. Küçüklüğümden beri bu ortama empoze edilmek bende hep bir şeyler yaratıp eğlenme isteği oluşturdu. Yaptığım şeyin çalışmasını izlemek isterdim hep. İlkokulda küçük küçük fizik, lego yarışmalarına katıldım, başarılar elde ettim. Orta okuldan sonra Robert Kolej biraz süpriz oldu. Lisede her şey yükselen bir çizgi şeklinde gitmedi. Gitar çalmaya konserlere çıkmaya başladım. 10. Sınıfa geldiğimde tekrar kendi başıma araştırarak internetten programlama öğrenmeye başladım. Bir şeyler yaratmak zaten çok hoşuma gidiyordu. Gitar çalarken de aynı şeyi hissediyordum. Kendi başıma, sadece internet kullanarak ve İngilizce bilgimle “how to” videoları izleyerek Arduino programlamayı öğrendim. Kendi kendime quadrocopter yaptım. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Alternatif Enerjiler Kulübü’de bunu yapmaya çalışıyordu. Ben de orada staja başladım. Ekip çalışması yapmak da çok hoşuma gitti. Kendi başıma hem çok yavaş ilerliyordum hem de beni yönlendirecek bir öğretmenim yoktu. Bu kulüpte ekibin önemini anladım. Ben ne kadar iyi program yazarsam yazayım ekibim olmadan bir anlamı yok. O kulüpte, elektrik mühendisliği okuyan İlkay'la tanıştım. Ortak yönümüz çok fazlaydı. Sonra da şirketi kurmuş olduk.

Alanındaki bilgiyi nereden sağladın ve nasıl destekler aldın?

Babam bilgisayar konusunda çok tecrübeli bir insan ama ondan neredeyse hiç yararlanmadım. Ben onun bir şeyler yaptığını görüyordum merak edip kendim araştırıyordum. En büyük kaynağım internettir. Belirli bir kullandığım site yok. Bilgi çok dağınık. Benzer videoları birlikte izleyip analiz ederek öğreniyordum. Ama Arduino Cook Book ve instructables.com her zaman çok işime yaradı.  İnternet bağlantısı olan ve birazcık İngilizce bilen bir insanın istekli oldukça önünde hiç bir engel olabileceğini düşünmüyorum.

Şirket de tamamen network’ümün sağladığı bir şey. Ne kadar çok insan tanıyorsanız o kadar iyi. İlkayla tanışmış olmasam buralara gelemeyecektik. Tabi ki staj çok önemli. Ben gerçekten bir şeyler yaptığım yeri seçtim staj için. Sevdiğim işi yaptım, gerçekten bir şeylerle uğraştım. Bu yüzden en büyük kaynaklarımdan biri de motivasyon ve istek diyebiliriz.

Neyi başardın?

Ben şuana kadar hiç bir şeyi başarmadım diye düşünerek her zaman ileriye gidiyorum. Yoksa geçmiş başarımın gölgesinde kalır ve imajdan başka bir şeye sahip olmazdım. Bu benim değişmememi sağlıyor. Kendimi hep kendimle karşılaştırarak daha ileriye gittiğimi düşünüyorum.

Daha neleri başarmak istiyorsun?

Şuan yatırım anlaşmamızı imzalamak üzereyiz. Ayrıca okulda da üstünde çalıştığımız bir proje var. MIT Open Courseware (açık ders malzemeleri platformu) gibi Robert Collage Open Courseware oluşturmaya çalışıyoruz. Okulda her sene projelerimiz oluyor. Artık bu projelerin arasına bir dersin konusunun videosunun çekilmesi ekleniyor. Her öğrenci bunu yapa yapa Robert Kolej öğrencisi ne öğreniyorsa, ona ne anlatılmışsa bu sitede videolarla yer alacak. Burada sadece matematik, kimya, fizik değil bizim kulüplerimizden de içerikler olacak. Hem de Türkçe ve İngilizce seçenekleri olacak. Merak ettiğin bir şeyi bu sayede öğrenebilirsin. Biz mesela bütün sınıf sınavlardan önce Khan Academy’den matematik çalışıyoruz. Bizim sistemimizde de Türkçe videolarımızın olması Anadolu’daki okullar için çok yararlı olacak. Çünkü ben de videolarla öğrendim.

Ayrıca Robert Kolej’in topluma hizmet projeleri var. Okullara gidip duvar boyuyoruz, spor yapıyoruz, resim çiziyoruz hep birlikte. Bunlar bir iki hafta sürüyor genelde. Ancak böyle bir platformumuz olursa çocuklar internet bağlantısıyla ya da herhangi bir internet kafeden bize ulaşabilecekler. Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça yavaş yavaş herkesin kalkınacağını düşünüyorum.

Ben bundan 1 yıl önce şuan burada olacağımı hayal edemiyordum. O yüzden şuanda ileride neler yapacağımı hayal edemiyorum.

İdolün var mı?

Ben hep 9. ve 10. sınıfta bir müzisyeni idolüm olarak görürdüm, Dave Mustaine. Ama şuan bir insandan çok fikirler daha önemli geliyor. Mesela dün gece, elektrikler kesildi ben de küçük bir süs köpeğimiz var, onu gezdiriyordum. Gökyüzüne baktım ve yıldızları gördüm. Oradan sonra ne var onu merak ettim. Oturdum yıldızları izledim. Bundan 20 yıl sonra nasıl olacak diye geleceği merak ettim. 5 yıl önce de aynı şeyi yapmıştım. Hep keşfetmek yeni şeyler görmek benim çok ilgimi çekiyor. İdolüm hep yeni şeyler yaratmak, keşfetmek ve yeni yerler görmek. Hayatımın farklı olması, yarına farklı uyanmak.

Kendini beslemek ve güncel kalmak için neler yapıyorsun?

Öğrenme hiç bitmemeli. Hayat statik değildir, dinamiktir. Sevdiğim için zaten takip ediyorum. Ben yaz tatilinde bir hafta tatil yaptım ama geri kalanında çalıştım. Bazen çok boş kaldım, bir şey yapacak motivasyonum olmadı hiç. Öyle durumlarda her zaman meşgul olmak, kafamın başka bir şey tarafından sıkıştırılması ve bunun baskısı altında olmak beni hep yaratıcı olmaya, üretkenliğe itmiştir. Hayatımda bir eksiklik olması da önemli, çünkü bir şey eksikse bunun için çalışırım. Ben arada kendimi rahatsız edip zorluk yaratmayı seviyorum. Zorluk olmazsa gelişme de olmaz.

Fikri olan nereden başlayacağını bilemeyen, senin gibi gençlere ne tavsiye edersin?

Ellerinde olanla bir şeyler üretmeye, yaratmaya çalışsınlar. Ben sadece legolarım varken araba yapar videolarını çeker izlerdim. İnternetten geze geze Ardino’yu gördüm, gittim Karaköy’den 30 liraya malzemelerini aldım, kendim yaptım. Hep bilgilerimi elimde tutabileceğim bir şeylere çevirmeye çalıştım. Hiç bir zaman şimdi öğrenirim üniversiteye gelince bir şeyler yaparım diye düşünmedim. Yapmak istediğin şeyi bilgin de varsa hemen yapabilirsin. İnternet ve elindeki malzemeler bile buna yeterlidir. Şu anki çağda internete ulaşabilen birisinin hiç bir engeli olduğunu düşünmüyorum. Benim de ekstra bir çalışma alanım, labaratuvarım, süper bir atölyem yoktu. Aklınızda olan şeyi gerçeğe dönüştürmek, harekete geçmek önemli olan.

Kaan Göksal'ın videosunu izlemek isterseniz tıklayın.

Yorumlar
Yorum Yok
Diğer Haberler

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR